Rezerv yapı alanı kavramı, 6306 sayılı afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun’un “Tanımlar” başlığı altında 2/(c) bendinde düzenlenmiş ve “Bu Kanun uyarınca gerçekleştirilecek uygulamalarda kullanılmak üzere, TOKİ’nin veya İdarenin talebine bağlı olarak veya resen Bakanlıkça belirlenen alanları” ifade edeceği şeklinde tanımlanmıştır. Söz konu düzenleme 7/11/2023 tarihli ve 7471 sayılı Kanunun 6. maddesi ile yapılan değişiklik ile son halini almış, değişikliğin yayımı tarihinde oldukça ses getirmiş, gerek kamu oyunda gerekse akademik alanda büyük endişeleri de içeren tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Zira, söz konu değişiklik çerçevesinde rezerv yapı alanı kavramına ilişkin 6306 sy. Kanun’un 2/(c) bendindeki tanımdan “yeni yerleşim alanı olarak” ibaresinin çıkarılmış ve yerleşik alanların da rezerv yapı alanı olarak ilanına imkan tanınmıştır. Bu çerçevede yerleşik alanların rezerv yapı alanı olarak ilan edilmesi, bu yönde idari itiraz ve dava süreçleri, parsel maliklerinin yerinde dönüşüme ilişkin alacakları kararlar, parsellerin birleştirilmesi, yerinde dönüşümün eser ya da arsa payı karşılığı sözleşmeye konu edilmesi, sözleşmelerin hazırlanması ve uygulanması, TOKİ ya da ilgili idare tarafından rezerv yapı alanında yapılacak uygulamalar vb. hususlar pek çok idari ve özel hukuk temelli sorunu da beraberinde getirmektedir. Hukuk Büromuz özellikle yerleşik alanların rezerv yapı alanı ilan edilmesiyle başlayan tüm bu süreçlere ilişkin uzman görüşü, mütalaa ve danışmanlık hizmetleri yanında tüm süreçlerin yürütülmesine ilişkin avukatlık hizmeti vermektedir.
