İlmühaber, pay senetleri basılmadan önce anonim ortaklıklar tarafından çıkarılarak pay sahibine verilen, haklar ve borçlar bakımından pay senedinin yerini tutan kıymetli evrak niteliğindeki senetler olarak ifade edilebilir. Bu evraklar da tıpkı pay senetleri gibi ortakların sahip olduğu pay sahipliğinden kaynaklanan tüm hakları kullanma imkanı sağlar.
İlmühaberler, esas sözleşmede belirtilmiş olmasa bile ileride ihraç edilecek pay senetlerinin yerine geçici olarak düzenlenen ve kıymetli evrak niteliği taşıyan belgeler olarak tanımlanır. İlmühaberler, paysahibine oy hakkı, kar payı, gibi tüm hakları sağlar. Dolayısıyla bu belgeler, işlev bakımından pay senedine özdeş nitelikte kabul edilmektedir. Aksi öngörülmediği sürece anonim ortaklık tarafından ilmühaber bastırılması zorunlu değildir. TTK m. 486/2 hükmü, eTTK’dan farklı olarak, ilmühaberler açısından nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanacağını öngörmektedir. Bu doğrultuda, ilmühaberlerin şekil şartlarına ilişkin düzenlemelerde de TTK m. 487 hükmünün uygulanabilir olduğu değerlendirilmektedir.
İlmühaberler, hamiline yazılı pay senetlerinin yerini geçici olarak tutmak amacıyla da düzenlenebilir. Ancak, hamiline yazılı pay senetlerinin yerine geçici olarak düzenlenen ilmühaberler, nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümlere tabi olacak ve hamiline yazılı şekilde ihraç edilemeyecektir. Bedellerinin tümü ödenmiş hamiline yazılı paylar için ilmühaber çıkarılabilir ancak bunlar hamiline yazılamaz nama yazılı olmaları gerekir. Dolayısıyla söz konusu düzenlemenin sistematik olarak nama yazılı pay senetleri yerine çıkarılabilecek ilmühaberler bakımından uygulanabilecek şekilde düzenlenmesine karşılık ifade tarzından da yola çıkarak hamiline yazılı pay senetleri yerine çıkarılacak ilmühaberler için de uygulanabileceği belirtilmektedir. İlmühaberlerin şekli de TTK m. 486/2 gereği TTK m. 487 hükmünde yer alan şartları içerecek şekilde olmalıdır.
Payın serbestçe devredilebilirliği ilkesi aynı şekilde ilmühaberler için de söz konusudur. Bu itibarla ilmühaberlere, kıyas yolu ile nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümler uygulama alanı bulacaktır. Dolayısıyla ilmühaberlerin devri, ciro edilmeleri ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla sağlanacaktır. Devredilen ilmühaberlerin şirkete karşı ileri sürülebilmeleri için ise devralanın pay defterine kaydı gerekmektedir. Öte yandan ilmühaberlerin devri, TBK m. 183 çerçevesinde ayrı bir temlik beyanı ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla da mümkündür. İlmühaberler de kanunda ve esas sözleşmede yer alan devir sınırlamalarına tabidir. Dolayısıyla TTK m. 491/3 hükmü gereği bedelleri tamamen ödenmemiş paylar için çıkarılan ilmühaberlerin devri sırasında, ortaklık, teminat isteyebilirken aynı zamanda devir işlemine onay vermekten kaçınabilecektir.
